İzmirli Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Süreyya Paksoy, aşılamanın enfeksiyon hastalıklarını önlemede temiz sudan sonra en etkili yöntem olduğunu vurguladı.
Çocuk sağlığında en kritik savunma hattı olan aşılamanın önemi, uzmanlar tarafından bir kez daha hatırlatıldı. Özel ENTO Cerrahi Tıp Merkezi’nde görevli Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Süreyya Paksoy, aşıların tarihsel başarısına dikkat çekerek başladığı konuşmasında, bebek ölüm hızlarının düşmesindeki en büyük payın uygulanan aşı sayısındaki artışa ait olduğunu belirtti. 1970’li yıllarda binde 150’nin üzerinde olan Türkiye’deki bebek ölüm hızı 2024’te binde 9 seviyesine geriledi.
Aşılamanın toplumsal sağlığa etkilerini somut örneklerle anlatan Dr. Paksoy, “Aşılar temiz su sağlamaktan sonra enfeksiyon hastalıklarını önlemede ikinci sırada gelir. Eskiden çok daha az hastalığın aşıları yapılıyordu, bebek ölüm hızları yüksekti. Bebek ölüm hızı bir toplumda bir yıl içinde canlı doğan her 1000 bebekten kaçının bir yaşını doldurmadan öldüğünü gösteren çok önemli bir sağlık göstergesidir. Uygulanan aşı sayısı arttıkça bebek ölüm hızı düştü” dedi. Türkiye’nin çocuk felci konusundaki başarısına değinen Paksoy, “Çocuk felci 1999 yılından beri Türkiye’de görünmüyor. Çocuk felcini bitirebilmek için yıllarca ağızdan ek doz aşılar yapıldı. Bu sayede çocuk felcinden arındırılmış ülke olduk” ifadelerini kullandı.
Kızamık vakalarındaki seyri değerlendiren Dr. Süreyya Paksoy, “Kızamık 2019’dan beri hafif salgın düzeyinde seyrediyor. Normalde bir yaşından sonra tek doz Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak aşısı kızamığı önlemek için yeterliyken, 9. aya ek doz kızamık aşısı konuldu” bilgisini paylaştı. Bu uygulamanın nedenini ise şöyle açıkladı: “Çünkü anneden bebeğe geçen antikor denilen bağışıklık maddeleri 9. aydan sonra azalıyor, bir yaşından sonra kayboluyor. Bu yüzden aşıyı bir yaşından sonra yaparsak daha iyi etki görüyoruz. O zamana kadar 9-12 ay arası salgın nedeniyle çocuklar hastalanabilir diye ek bir doz aşı yapılıyor.”
Sağlık Bakanlığı’nın rutin takviminin yanı sıra “özel aşı” kategorisindeki aşılara da değinen Paksoy, Rota virüs aşısının önemini şu sözlerle vurguladı: “Çocukların neredeyse tamamı 5 yaşına kadar en az bir defa Rota virüsü ishali olur. Bazen hafif geçer, bazen de ağır geçer ve hastaneye yatışı gerektirebilir. Doktora ve hastaneye ulaşılamayan bölgelerde bu hastalıktan ölüm de olabilir. Ağızdan verilen bu aşıya ilk 15 hafta dolmadan başlanması lazım.”
Ailelerin aşı yan etkileri konusundaki endişelerine de değinen Dr. Paksoy, “On binde bir, yüz binde bir ihtimal yan etkisi var diye tedavi edici ilaçları kullanmıyor değiliz. Aynı nedenle bazı yan etkileri var diye aşılardan da vazgeçemeyiz. Aşıların birçoğu ağır hastalığı ve ölümü önlemek için yapılır. Tabii ki en iyisi en az ilaç kullanmaktır ancak aşılar hayat kurtarır” dedi.
Meningokok menenjit hastalığının yıkıcı sonuçlarına dikkat çeken Dr. Paksoy, Türkiye’de bu hastalığın seyrek görülse de her zaman var olduğunu belirterek şunları söyledi: “Hastalık soğuk algınlığı belirtileriyle başlar, 12-18 saat içinde vücutta morluklar çıkar. Beyin iltihabı yapabilir, ölümcüllüğü yüzde 10-20 arasındadır. Nekroz dediğimiz doku ölümüne yol açabilir; çocuklar parmaklarını, kollarını, bacaklarını kaybedebilir. İyileşse bile işitme kaybı ve nörolojik sekel kalabiliyor.” Paksoy, dörtlü meningokok menenjiti ve B grubu meningokok menenjiti aşılarına olabildiğince erken 2-3 aylıkken başlanmasında büyük yarar olduğunu ifade etti.
Pnömokok (zatürre) aşısındaki güncel gelişmeleri aktaran Paksoy, “Sağlık Bakanlığı 13 mikroba karşı olan aşıyı yapıyor. Ancak bu 13 mikroba 7 mikrop daha eklendi ve korunma olanağı 20’ye çıktı. Türkiye’de özel sağlık kurumlarında Ocak 2025’te uygulanmaya başlandı. Sağlık Bakanlığı da stokları bitene kadar 13’lü aşı ile devam ediyor. Sonra onlar da 20’li aşıya geçecekler” dedi. Bu aşının 60 yaş üzeri risk grubuna da önerildiğini hatırlattı.
Grip aşısının 5 yaşına kadar tüm çocuklara, 5 yaştan sonra ise ek riski olanlara önerildiğini belirten Dr. Süreyya Paksoy, son olarak HPV aşısına değindi: “9 çeşit virüse karşı koruyan HPV (rahim ağzı, dış genital organ, dile ve boğaz kanseri) aşısını, 9 yaşın üzerindeki tüm kız çocuklarına yapmakta yarar var. Bu virüs alındıktan uzun süre sonra rahim ağzı kanserine yol açabiliyor. Erkek çocuklarına da yapılması önerilir” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)
Çocuk sağlığında en kritik savunma hattı olan aşılamanın önemi, uzmanlar tarafından bir kez daha hatırlatıldı. Özel ENTO Cerrahi Tıp Merkezi’nde görevli Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Süreyya Paksoy, aşıların tarihsel başarısına dikkat çekerek başladığı konuşmasında, bebek ölüm hızlarının düşmesindeki en büyük payın uygulanan aşı sayısındaki artışa ait olduğunu belirtti. 1970’li yıllarda binde 150’nin üzerinde olan Türkiye’deki bebek ölüm hızı 2024’te binde 9 seviyesine geriledi.
“Çocuk Felci 1999’dan Beri Türkiye’de Görülmüyor”
Aşılamanın toplumsal sağlığa etkilerini somut örneklerle anlatan Dr. Paksoy, “Aşılar temiz su sağlamaktan sonra enfeksiyon hastalıklarını önlemede ikinci sırada gelir. Eskiden çok daha az hastalığın aşıları yapılıyordu, bebek ölüm hızları yüksekti. Bebek ölüm hızı bir toplumda bir yıl içinde canlı doğan her 1000 bebekten kaçının bir yaşını doldurmadan öldüğünü gösteren çok önemli bir sağlık göstergesidir. Uygulanan aşı sayısı arttıkça bebek ölüm hızı düştü” dedi. Türkiye’nin çocuk felci konusundaki başarısına değinen Paksoy, “Çocuk felci 1999 yılından beri Türkiye’de görünmüyor. Çocuk felcini bitirebilmek için yıllarca ağızdan ek doz aşılar yapıldı. Bu sayede çocuk felcinden arındırılmış ülke olduk” ifadelerini kullandı.
Kızamıkta 9. Ay Detayı: Neden Ek Doz Yapılıyor?
Kızamık vakalarındaki seyri değerlendiren Dr. Süreyya Paksoy, “Kızamık 2019’dan beri hafif salgın düzeyinde seyrediyor. Normalde bir yaşından sonra tek doz Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak aşısı kızamığı önlemek için yeterliyken, 9. aya ek doz kızamık aşısı konuldu” bilgisini paylaştı. Bu uygulamanın nedenini ise şöyle açıkladı: “Çünkü anneden bebeğe geçen antikor denilen bağışıklık maddeleri 9. aydan sonra azalıyor, bir yaşından sonra kayboluyor. Bu yüzden aşıyı bir yaşından sonra yaparsak daha iyi etki görüyoruz. O zamana kadar 9-12 ay arası salgın nedeniyle çocuklar hastalanabilir diye ek bir doz aşı yapılıyor.”
Rota Virüsü ve İshal Tehlikesi
Sağlık Bakanlığı’nın rutin takviminin yanı sıra “özel aşı” kategorisindeki aşılara da değinen Paksoy, Rota virüs aşısının önemini şu sözlerle vurguladı: “Çocukların neredeyse tamamı 5 yaşına kadar en az bir defa Rota virüsü ishali olur. Bazen hafif geçer, bazen de ağır geçer ve hastaneye yatışı gerektirebilir. Doktora ve hastaneye ulaşılamayan bölgelerde bu hastalıktan ölüm de olabilir. Ağızdan verilen bu aşıya ilk 15 hafta dolmadan başlanması lazım.”
“Yan Etki Korkusu Hayat Karartmasın”
Ailelerin aşı yan etkileri konusundaki endişelerine de değinen Dr. Paksoy, “On binde bir, yüz binde bir ihtimal yan etkisi var diye tedavi edici ilaçları kullanmıyor değiliz. Aynı nedenle bazı yan etkileri var diye aşılardan da vazgeçemeyiz. Aşıların birçoğu ağır hastalığı ve ölümü önlemek için yapılır. Tabii ki en iyisi en az ilaç kullanmaktır ancak aşılar hayat kurtarır” dedi.
Menenjit Aşılarına “Erken Başlama” Uyarısı
Meningokok menenjit hastalığının yıkıcı sonuçlarına dikkat çeken Dr. Paksoy, Türkiye’de bu hastalığın seyrek görülse de her zaman var olduğunu belirterek şunları söyledi: “Hastalık soğuk algınlığı belirtileriyle başlar, 12-18 saat içinde vücutta morluklar çıkar. Beyin iltihabı yapabilir, ölümcüllüğü yüzde 10-20 arasındadır. Nekroz dediğimiz doku ölümüne yol açabilir; çocuklar parmaklarını, kollarını, bacaklarını kaybedebilir. İyileşse bile işitme kaybı ve nörolojik sekel kalabiliyor.” Paksoy, dörtlü meningokok menenjiti ve B grubu meningokok menenjiti aşılarına olabildiğince erken 2-3 aylıkken başlanmasında büyük yarar olduğunu ifade etti.
Zatürre Aşısında Yeni Dönem: 20’li Koruma Başladı
Pnömokok (zatürre) aşısındaki güncel gelişmeleri aktaran Paksoy, “Sağlık Bakanlığı 13 mikroba karşı olan aşıyı yapıyor. Ancak bu 13 mikroba 7 mikrop daha eklendi ve korunma olanağı 20’ye çıktı. Türkiye’de özel sağlık kurumlarında Ocak 2025’te uygulanmaya başlandı. Sağlık Bakanlığı da stokları bitene kadar 13’lü aşı ile devam ediyor. Sonra onlar da 20’li aşıya geçecekler” dedi. Bu aşının 60 yaş üzeri risk grubuna da önerildiğini hatırlattı.
Mevsimsel Grip ve HPV Aşısı
Grip aşısının 5 yaşına kadar tüm çocuklara, 5 yaştan sonra ise ek riski olanlara önerildiğini belirten Dr. Süreyya Paksoy, son olarak HPV aşısına değindi: “9 çeşit virüse karşı koruyan HPV (rahim ağzı, dış genital organ, dile ve boğaz kanseri) aşısını, 9 yaşın üzerindeki tüm kız çocuklarına yapmakta yarar var. Bu virüs alındıktan uzun süre sonra rahim ağzı kanserine yol açabiliyor. Erkek çocuklarına da yapılması önerilir” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)
Türkiye Gündemi
Sağlık Gündemi
Haber