Hekim Birliği, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Çalışanları Sendikası Başkanı Uzman Doktor Hatice Çerçi, hekimlik mesleğinin Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nde meydana gelen problemlere ilişkin, önemli açıklamalar yaptı.
Birçok sağlık kuruluşunda doktorların görüşü alınmaksızın, merkezi talimatlarla randevu cetvelinin düzenlendiğinin altını çizen Hekim Birliği Başkanı Uzm. Dr. Hatice Çerçi, “Sağlık Bakanlığı tarafından 19 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan ve 2026 Ocak ayı itibarıyla uygulanması planlanan ‘MHRS Sonuç/Kontrol Randevu Slotları’ düzenlemesi, sahada çalışan hekimlerin görüşü alınmadan hayata geçirilmiştir. Kâğıt üzerinde vatandaşın randevuya erişimini kolaylaştırmayı amaçladığı ifade edilen bu sistem; uygulamada vatandaşa nitelikli sağlık hizmeti sunmamakta, hekimleri ise ciddi hukuki ve mesleki risklerle karşı karşıya bırakmaktadır.
Bu nedenle söz konusu düzenleme, kamuoyuna sunulduğu gibi vatandaşın lehine bir sistem değildir. Sağlık Bakanlığı’nın 2021/12 sayılı Genelgesi son derece açıktır: Muayene süreleri ve MHRS randevu aralıkları, branşın özelliğine göre hekimler tarafından belirlenir ve başhekimliklerce onaylanır. Buna rağmen bugün birçok sağlık tesisinde, hekimlerin görüşü alınmaksızın, merkezi talimatlarla randevu cetvelleri düzenlenmekte; sonuç ve kontrol randevuları mevcut muayene sürelerinin üzerine ek bir yük olarak bindirilmektedir. Bu durum mevzuata olduğu kadar normlar hiyerarşisine de aykırıdır. Bu konuda en üst yargı organı tarafından verilmiş açık ve bağlayıcı bir karar bulunmaktadır. Danıştay Onuncu Dairesi’nin 2023/5585 Esas, 2023/6418 Karar sayılı ve Hekim Birliği Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Op. Dr. Çağlar Yıldırım’ın başvurusu üzerine verilen kararında; ‘Muayene süresi hekime ve ilgili branşın özelliğine göre değişebildiğinden, her bir sağlık tesisi özelinde randevu aralıklarının en etkili şekilde hekimler tarafından oluşturulmasının ve başhekimliklerce onaylanmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.’ ifadelerine yer verilmiştir. Bu kararla birlikte; MHRS randevu aralıklarını belirleme yetkisinin hekime ait olduğu, 3–5 dakikalık muayene dayatmalarının hukuka aykırı olduğu açıkça ortaya konmuştur. Buna rağmen yargı kararlarının yok sayılması, hukuka aykırı uygulamalarda ısrar edilmesi kabul edilemez.” diye konuştu.
Son olarak, hekimi tüketen hastayı riske atan ve vatandaşa fayda sağlamayan hiçbir uygulamayı kabul etmediklerini aktaran Çerçi, konuyla ilgili yaptığı açıklamasında şu ifadeleir kullandı: “Kontrol muayenesi ayrı ve ciddi bir tıbbi süreçtir tetkik sonuçlarının değerlendirilmesi; klinik yorum, tedavi düzenlemesi, reçete yazımı ve hastanın bilgilendirilmesini içeren tam teşekküllü bir tıbbi süreçtir. Bu sürecin, normal muayene randevuları arasına sıkıştırılması; Muayene sürelerini fiilen birkaç dakikaya düşürmekte, Hekimin mesleki özen yükümlülüğünü yerine getirmesini engellemekte, Vatandaşın eksik değerlendirilmesine yol açmaktadır. Bu durum vatandaşa hız değil, yetersiz ve riskli sağlık hizmeti sunulması anlamına gelmektedir. Kısa sürede çok sayıda hasta bakmayı hedefleyen bu yaklaşım; hastanın derdini anlatamadığı, tetkiklerin yeterince değerlendirilemediği, şikâyetlerin, hataların ve sağlıkta şiddetin arttığı bir ortam oluşturmaktadır. Vatandaş için gerçek çözüm; sayılarla övünülen sistemler değil, yeterli süre ayrılan, güvenli ve nitelikli sağlık hizmetidir. Bu uygulamalar açık bir hizmet kusurudur. Danıştay içtihatları uyarınca idare, sağlık hizmetini bilimsel verilere ve ölçülülük ilkesine uygun şekilde sunmakla yükümlüdür.
Hatice Çerçi: Bu sistem vatandaşın lehine değil
Birçok sağlık kuruluşunda doktorların görüşü alınmaksızın, merkezi talimatlarla randevu cetvelinin düzenlendiğinin altını çizen Hekim Birliği Başkanı Uzm. Dr. Hatice Çerçi, “Sağlık Bakanlığı tarafından 19 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan ve 2026 Ocak ayı itibarıyla uygulanması planlanan ‘MHRS Sonuç/Kontrol Randevu Slotları’ düzenlemesi, sahada çalışan hekimlerin görüşü alınmadan hayata geçirilmiştir. Kâğıt üzerinde vatandaşın randevuya erişimini kolaylaştırmayı amaçladığı ifade edilen bu sistem; uygulamada vatandaşa nitelikli sağlık hizmeti sunmamakta, hekimleri ise ciddi hukuki ve mesleki risklerle karşı karşıya bırakmaktadır.
Danıştay kararı
Bu nedenle söz konusu düzenleme, kamuoyuna sunulduğu gibi vatandaşın lehine bir sistem değildir. Sağlık Bakanlığı’nın 2021/12 sayılı Genelgesi son derece açıktır: Muayene süreleri ve MHRS randevu aralıkları, branşın özelliğine göre hekimler tarafından belirlenir ve başhekimliklerce onaylanır. Buna rağmen bugün birçok sağlık tesisinde, hekimlerin görüşü alınmaksızın, merkezi talimatlarla randevu cetvelleri düzenlenmekte; sonuç ve kontrol randevuları mevcut muayene sürelerinin üzerine ek bir yük olarak bindirilmektedir. Bu durum mevzuata olduğu kadar normlar hiyerarşisine de aykırıdır. Bu konuda en üst yargı organı tarafından verilmiş açık ve bağlayıcı bir karar bulunmaktadır. Danıştay Onuncu Dairesi’nin 2023/5585 Esas, 2023/6418 Karar sayılı ve Hekim Birliği Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Op. Dr. Çağlar Yıldırım’ın başvurusu üzerine verilen kararında; ‘Muayene süresi hekime ve ilgili branşın özelliğine göre değişebildiğinden, her bir sağlık tesisi özelinde randevu aralıklarının en etkili şekilde hekimler tarafından oluşturulmasının ve başhekimliklerce onaylanmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.’ ifadelerine yer verilmiştir. Bu kararla birlikte; MHRS randevu aralıklarını belirleme yetkisinin hekime ait olduğu, 3–5 dakikalık muayene dayatmalarının hukuka aykırı olduğu açıkça ortaya konmuştur. Buna rağmen yargı kararlarının yok sayılması, hukuka aykırı uygulamalarda ısrar edilmesi kabul edilemez.” diye konuştu.
“Vatandaş için gerçek çözüm; sayılarla övünülen sistemler değil”
Son olarak, hekimi tüketen hastayı riske atan ve vatandaşa fayda sağlamayan hiçbir uygulamayı kabul etmediklerini aktaran Çerçi, konuyla ilgili yaptığı açıklamasında şu ifadeleir kullandı: “Kontrol muayenesi ayrı ve ciddi bir tıbbi süreçtir tetkik sonuçlarının değerlendirilmesi; klinik yorum, tedavi düzenlemesi, reçete yazımı ve hastanın bilgilendirilmesini içeren tam teşekküllü bir tıbbi süreçtir. Bu sürecin, normal muayene randevuları arasına sıkıştırılması; Muayene sürelerini fiilen birkaç dakikaya düşürmekte, Hekimin mesleki özen yükümlülüğünü yerine getirmesini engellemekte, Vatandaşın eksik değerlendirilmesine yol açmaktadır. Bu durum vatandaşa hız değil, yetersiz ve riskli sağlık hizmeti sunulması anlamına gelmektedir. Kısa sürede çok sayıda hasta bakmayı hedefleyen bu yaklaşım; hastanın derdini anlatamadığı, tetkiklerin yeterince değerlendirilemediği, şikâyetlerin, hataların ve sağlıkta şiddetin arttığı bir ortam oluşturmaktadır. Vatandaş için gerçek çözüm; sayılarla övünülen sistemler değil, yeterli süre ayrılan, güvenli ve nitelikli sağlık hizmetidir. Bu uygulamalar açık bir hizmet kusurudur. Danıştay içtihatları uyarınca idare, sağlık hizmetini bilimsel verilere ve ölçülülük ilkesine uygun şekilde sunmakla yükümlüdür.
Sağlık Gündemi